Email ile takip et.

8 Mart 2013 Cuma

Özel Üniversite vs Devlet Üniversitesi

Özel Üniversite

Son yıllarda çok miktarda özel üniversitenin açılması ile özel üniversiteler de öğrencilerin tercihlerinde önemli hale geldi. Bu yüzden iki üniversite çeşidi arasındaki farklar tercih açısından önem kazanmaya başladı. Bu yönden genel olarak bu iki üniversite çeşidi arasındaki farklara değineceğim.



Araştırmalara göre bir üniversite öğrencisi, üniversite hayatı boyunca en çok bilgiyi yine kendisi gibi öğrenci olan akranlarından ediniyor. İlginç ama hocalar, kitaplar ve imkanlar arkadan gelen faktörler. Ben de incelemeyi bu önem sırasıyla yapacağım.

Öğrenci Kalitesi

Akademik hayat boyunca öğrencilerin en çok bilgi edindikleri kişiler kendi dönem arkadaşları ise öğrenme kalitesini en çok etkileyen şey kişinin bölümünün öğrenci kalitesidir.


- Devlet üniversitelerinde bölümdeki herkes aşağı yukarı yakın puanlarla bölüme kabul edilir. Özel üniversitelerde ise burslu öğrenciler ile burssuz öğrenciler arasında genelde bir puan uçurumu vardır. Bu da devlet üniversitelerinde daha homojen bir eğitimi getirir. Özel üniversitelerde ise daha heterojen bir eğitim vardır, çünkü eğitim burssuz öğrencilere göre verilir.

- Özel üniversitelerdeki bir kısım öğrenciler "parayı bastırdık, bizi geçirmek zorundasınız" gibi gerzekçe bir düşünceye sahiptir. Bu öğrenciler özel üniversitede eğitimin ve sınav sisteminin kalitesini aşağı çeker. Devlet üniversitelerinin eğitim ve sınav düzeyleri daha yüksektir.

- Özel üniversitelerde eğitim-öğretim ile alakası olmayan bir güruh vardır. Kimisi sadece üniversite muzunu olmak için okumaya kimisi de zengin sevgili/koca bulmaya gelmiştir. Devlet üniversitelerinde ise bu kişilerin sayısı oldukça azdır.

Sonuç olarak devlet üniversitelerindeki öğrencilerin akademik bilgi ve bilinç düzeyleri genel olarak özel üniversitelerindekilerden yüksektir.

Öğretim Üyesi Kalitesi

Öğretim üyesi kalitesi üniversite kalitesi en çok etkileyen faktörlerden birisidir. Anlatılan dersler, ders programları, ders materyalleri öğretim üyelerinin elinden geçmektedir.

- Büyük köklü üniversiteler en geniş ve kaliteli öğretim üyesi kadrosuna sahiptirler. Kadro kalitesi ve genişliği üniversitenin kuruluş tarihi yakınlaştıkça azalır. Son zamanlarda özel üniversitelerin açılmasıyla birçok kaliteli öğretim üyesi çeşitli nedenlerden dolayı (maaş azlığı, ilgisizlik,...) özel üniversitelere geçmiştir. Birçok köklü devlet üniversitesi bu süreçte kan kaybetmiştir. Bu yönden tercih yapmadan önce bölümlerin öğretim üyesi kadrosu ve kalitesini araştırmak gerekir. Her özel üniversite bölümü kaliteli hocaları çekemediği gibi her devlet üniversitesi bölümü de hocalarının önemli bölümünü kaybetmemiştir.

- Öğretim üyelerinin öğrencilere karşı olan tutumu da önemlidir. Özel üniversitelerde yüksek ücretler ödenen eğitim ve her öğretim üyesine devlet üniversitelerine göre daha az öğrenci düşmesi nedeniyle öğrencilere daha yüksek ilgi vardır. Özel üniversite öğrencileri devlet üniversitesi öğrencilerine göre daha yüksek doğal ilgi görmektedirler. Diğer yandan "devlet üniversitelerinde öğrenciye hiç ilgi gösterilmiyor" algısı da yanlıştır. Devlet üniversitelerinde öğretim üyeleri tüm öğrencilere ilgi göster(e)memekte, daha ilgili daha talepkar öğrencilerle ilgilenmemektedirler. Bu da yüksek öğrenci/öğretim üyesi oranının sonucudur. Lakin ilgili, istekli, talepkar öğrenciler devlet üniversitelerinde daha nitelikli ilgi görebilirler. Bunun için sürekli öğretim üyelerinin ve asistanların kapılarını aşındırmaları, bu süreçte de terslenmek, ilgisizlik gibi olumsuzlukları göze almaları gerekir. Kimi öğrenciler de lisans boyunca öğretim üyelerine tek soru sormadan mezun olabilir. Genel olarak özel üniversitelerde standart bir eğitim varken devlet üniversitelerinde isteklilerin daha iyi bir eğitim alabileceği bir doğal seleksiyon vardır diyebiliriz.

Üniversite İmkanları

Üniversite imkanları öğrencileri üniversiteye çeken ve eğitimleri boyunca yararlanacakları imkanlardır. Bazı imkanlar gerekli iken bazıları da lükse kaçmaktadır. Kütüphane, derslikler, laboratuvarlar, diğer eğitim fasiliteleri gerekli imkanlar iken boğaza nazır bir kampüs, lüks kafe ve restoranlar yerine göre ekstra imkanlar olmaktadır.

- Türkiye'de devlet üniversiteleri devlet yönüyle geniş imkanlara sahiptir. Lakin bu imkanlar genelde düzgün kullanılmamakta veya kullandırılmaktadır. İmkanlar olsa da bakımsızlık, öğrencilerin kullanımına açık olmaması, kolay ulaşılabilir olmaması gibi olumsuzluklar çıkmaktadır. Özel üniversiteler ise öğrenci çekmek amacıyla imkanları dahilinde birçok imkan sunmaktadır. Hem gerekli hem lüks imkanlar birçok özel üniversitede daha iyi, daha ulaşılabilirdir. Tabi özel üniversite gibi devlet üniversiteleri, tek binalı ve kampüssüz bahçesiz (üniversite öğrencisi dediğin çimenlere yayılır) üniversiteler de bulunmaktadır.

- Kütüphane olarak devlet üniversiteleri geniş bir eski kitap koleksiyonuna, özel üniversiteler ise güncel kaynak kolleksiyonuna sahiptir. Devlet üniversitelerinin kütüphanelerinde güncel kaynak eksikliği vardır. Özel üniversiteler ise daha öğrenci merkeziyetli olduğu için birçok güncel kitap bulundurulmakta, olmayanlar ise istek halinde hemen temin edilmektedir. Devlet üniversiteleri çoğunlukla öğrenci merkezli değildir.

Yönetim


Üniversite yönetimi ve idari kadro öğrencilerle olan işler ve üniversite işleyişi açısından çok önemlidir. Özel üniversiteler ve devlet üniversiteleri arasında idari yönden uçurum gibi bir fark vardır.

Özel üniversiteler paralı eğitim işletmeleri olmalarından dolayı daha öğrenci merkezli üniversitelerdir. Öğrenci kolayına öğrenci işleri, sekreterlik,... gibi idari kısım ve personeli ile sıkıntı yaşamaz. Özel üniversitelerde öğrenciler fakülte sekreteri, anabilim dalı başkanı, dekan, rektör gibi akademik ve idari birimlerin başlarına kolaylıkla ulaşıp istek ve şikayetlerini kolaylıkla iletebilir.

Diğer yandan devlet üniversiteleri (devletimiz gibi) daha bürokratik, daha ulaşılmaz yapıya sahiptir. Devlet üniversiteleri genelde öğrenci merkezli değil personel merkezli yerlerdir. Birçok öğretim üyesi ve idari personel kendileri olduğu için öğrenciler var sanır. Öğrenciye saygı ve sevgi çerçevesinde hizmet vermenin vicdani rahatsızlıktan başka bir yaptırımı olmadığı için vicdansız, insanlıktan nasibini almamış gerek idari gerek akademik personel öğrencilere zulmetmektedir. Üniversiteler kendisi olduğu için öğrenciler var zanneden dekanlardan ve rektörlerden, egosunu tatmin eden öğretim üyelerinden, öğrencinin yüzüne bakmayan sekreterler ve özellikle öğrenci işleri personelinden geçilmemektedir. Öğrencilere gösterilen bu davranış paterni en üst kademelerden alt kademelere kadar silsile halinde inmektedir.

Oysa üniversiteler öğrenciler için vardır, üniversite öğrencilerindir. Bu düşüncede olmayan bahsettiğimiz handikaplara sahip üniversitelerde ülkenin geleceği olan bilgili gençlerin yetişmesi "bu yönetime rağmen" gerçekleşmektedir.

Sonuç


Devlet üniversiteleri ile özel üniversiteler arasındaki farklılık multifaktöryel düzeydedir. Üniversiteler ve özellikle tercih edilecek bölümler değerlendirilirken çoklu değerlendirme uygulanmalı ve mesele çok yönlü ve ayrıntılı olarak ele alınmalı, sonuç total olarak verilmelidir.
İyi tercihler, iyi eğitimler.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder