Email ile takip et.

3 Mart 2012 Cumartesi

Çapa Hulusi Behçet Kütüphanesi

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, nam-ı diğer Çapa'nın öğrenci kütüphanesidir. Diğer adı Hulusi Behçet Kütüphanesi'dir.

Çok eskilerde 24 saat açıkmış. Nerede evsizi, berduşu, sokaklarda "havalimanından geliyorum; saat, parfüm lazım mı?" diyen zencisi varsa hep kütüphanede sabahlarmış. Ondan sonrasında ise geceleri kapatmaya başladılar kütüphaneyi. Sabah 07.30 ila gece 23.45 arasında açıktır. Bazısını kesmese de tatmin edici saatleri var yine de.

Kütüphane alanı geniş olup tüm fakülte öğrencilerine yetmemektedir, oysa ki silme masa ile kaplıdır. Kitap ve sosyal imkanları çok kısıtlıdır hatta yoktur. Sosyal imkanları çok kısıtlı olsa da yemeden, içmeden hatta nefes almadan çalışabileceğiniz en iyi kütüphanedir. 72 milletten ders çalışan adam bulunur içinde, öteki buçuk milletin de zaten çalışmaya ihtiyacı yoktur.

Kendisi Çapa'nın en çürük binasıdır. En küçük depremde çökecek ilk binadır. Ki çökerse de fakülte birkaç devre birden kaybeder ve birkaç dönem mezun vermeyebilir. Çünkü `TUS` çalışan 5. ve 6. sınıflar, dersleri yoğun olan 4. sınıflar sürekli kütüphanededir. 1918'de çanakkale savaşına giden tıbbiyelilerle mezun vermeyen fakülte, herhangi bir depremle de aynı duruma düşebilir.

Belki de bu nedenledir bilemiyorum, Çapa ve Cerrahpaşa'nın yenilenme projesinde ilk yıkılacak ve yapılacak yerlerden birisi Çapa kütüphanesidir. Yani bugünkü haliyle müşerref olmak için sayılı günler var. Umarım ki sonrasında yeni yüzüyle, modern bir kütüphane göreceğiz.

Güzel günler göreceğiz floresanlı günler
Kalemleri beyazlıklara süreceğiz

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder