Email ile takip et.

13 Şubat 2012 Pazartesi

Teknokrasi


Toplumun ve toplumun oluşturduğu bütün kurumların yönetiminde, politikacıların ve siyasilerin değil; teknokrat olarak adlandırılan teknik bilgi ve beceri eğitimi almış uygulayıcı, teknisyen ve uzmanların bulunmasına ve ülkenin bu kişiler tarafından yönetilmesine dayanan sistemdir. Ancak mimar, mühendis, doktor, teknisyen, iktisatçı gibi alanında uzman teknokratların yönetiminin, her yönden iyiye ulaşmış, halkına refah getirebilecek bir yönetim olacağı görüşü hakimdir. Siyasi kurumların iktidarı, teknokratlardan oluşan 'uzmanlar kuruluna' devredilir; siyasi ve ekonomik süreçler bilime ve rasyonalizme dayandırılır.

Sadece deneyimlerinden ve önsezilerinden yararlanabilen yöneticiler yerine, zaten uzmanlığı yönetim olan kişilerin önderliğinde, her alanın başına o alanda uzman kişilerin koyulması gerektiğini söyler teknokrasi. Böylece sadece karar aşaması ve bürokratik gereklilikler için bulunan bir yönetici yerine, alanında lokomotif olan, yeni projelere imza atan, yön verilen değil yön veren bir yönetici yapısı sağlanmış olur.

Bu görüşün ilk savunucusu ise William Henry Symth'dir. 1788 – 1865 yıllarında yaşayan Smyth, sanayi devrimini ve bu süreçte insanlığın geçirdiği değişimi yakından incelemiş, bilgiye ve beceriye dayalı topluma geçişi müşahade etmiştir. Toplumun geçirdiği bilgiye ve beceriye dayalı gelişim karşısında, eskiden kalma iktidarların da değişmesi gerektiğini ve artık değişen topluma, alanlarında uzman teknokratların yöneticilik yapması gerektiğini savunmuştur.

Moneyball Örneği

Uç ve aradaki paralelliğin biraz uzak olacağı bir örnek olacak ama 2011 yapımı Moneyball filminde de teknokrasiye vurgular var.

------spoiler------

Türkçe'ye Kazanma Sanatı olarak çevrilen Brad Pitt'in oynadığı filmde, bir Amerikan beysbol takımının genel menajeri olan Billy Beane (Brad Pitt)'in hikayesi anlatılmakta. Filmde Billy Beane, yeni sezonda takım kurarken işte yıllanmış oyuncu arayıcılar yerine Yale Üniversitesi İktisat mezunu bir analist olan Peter Brand ile anlaşır. Peter, beysbol oyuncularının tüm istatistiklerini aktardığı bir analiz programıyla oyuncuları puanlamakta, eksik olan pozisyonlara göre oyuncu seçmektedir. Ayrıca istenilen niteliğin yanında, istenilen fiyat imkanları da sunmaktadır. Genel menajer olan Beane, takımın yıllanmış oyuncu arayıcılarını karşısına alarak, hatta bazılarını kovarak, sadece Brand'e danışarak yeni sezonun takımını kurar. Kurulan takım geç toparlansa da kendini bulur ve son ana kadar birinci götürdüğü ligi son maçla kaybeder.

------spoiler------

Bu film bize, artık geleneksel yaklaşımların öldüğünü, yeni teknolojilerden sonuna kadar yararlanılması gerektiğini, analizlerin ve istatistiklerin çok şey verebileceğini ama yine de analiz ve istatistiklerin bir yere kadar olduğunu ve insan faktörünün unutulmaması gerektiğini gösterdi.

Alanında çok orijinal ve ibretlik bir filmdi.

Günümüz Yönetimleri

Her şey siyah veya beyaz değildir, sonuçta hayatta gri tonlar da vardır. Bunun gibi dünya üzerinde de tam teknokrasiyi uygulayanlar, hiç uygulamayanlar ve kısmen uygulayanlar var.

Tam uygulayanlar ve hiç uygulamayanları aklınızda canlandırmışsınızdır da kısmen uygulayanlar canlanmamış olabilir. Şöyle açıklayayım;
Bir siyasi, iktidara geçtiğinde, bakanlıkları ve sorumlulukları teknokratlara bırakabilir. Sonuçta yaptığı tek iş, iktidarı ve siyasi oluşumu birarada tutmaktır. Veya göreve gelen bir siyasi, etrafına teknokratlardan bir danışma kurulu oluşturabilir. Her işini bu güruha danışarak yapar. Sonuçta yönetimde bir siyasi olsa da, yapılan işler teknokrasiye uygun yürür. Türkiye'nin yakın tarihindeki yönetimler daha çok bu sistemle uyuşuyor.

Teknoütopya

Sonuçta belli teknik bilgi ve beceriye sahip olmak iyi yönetici olunacağı manasına gelmez. Tabi ki bu, teknokratlardan iyi yönetici çıkmayacağı manasına da gelmez. Örneğin, işinde başarılı bir doktor ya da cerrah, iyi hastane yöneticisi ya da başhekim olmayabilir ama illa ki, bu topluluğun içinden yöneticiliğe uygun adaylar çıkacaktır. O zaman bize düşen, belli teknik bilgi ve beceri düzeyindeki teknokratlardan aynı zamanda yöneticiliğe uygun olanları belirlemek ve bunları yönetime getirmek olacaktır.

Artık tek bir özelliği değil, birçok özelliği kendisinde toplamış inanların öne çıktığı bir çağda yaşıyoruz. Sadece iyi bir yönetici olmak artık yetmeyecek, bunun yanında alanında öncü olabilecek, projelere imza atabilecek, yapılan işi yarinde denetleyebilecek kadar teknik bilgi sahibi olan yöneticiler aranır hale gelecek. Bu da teknokratlara yönetim fırsatı tanıyacak. Zira, bir ülkenin en yüksek ivmeyle gelişebilmesi için de gereken budur.

Her ne kadar, tartıştıklarımızın aksine, yöneticilik becerisine bile sahip olamayan yetersiz insanların yöneticilik pozisyonunda olduğu bir zamanda olsak da, bu da benim ütopyamdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder