Email ile takip et.

15 Şubat 2012 Çarşamba

Nobel Ödülü ve Akademik Bir Eleştiri

Nobel Medal

Sağlık Bakanlığı'nın üniversite ve eğitim araştırma hastaneleri için getirdiği "performansa dayalı ek ödeme sistemi" içindeki "bilimsel faliyet puanı"na göre, Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülü'nü alan bir doktor 1000 puan alacak. Her puan da 14 kuruş olduğundan 1000 puanın ettiği para toplam 140 lira. Evet yanlış duymadınız; 140 lira. Bozdur bozdur harca. Başka ülkelerde Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülü'nü kazananlara büyük paralar ve ödüller verilirken ülkemizde ise değeri 140 lira. Diğer taraftan bir anjiyonun ya da 10-15 hasta bakmanın da ettiği para aşağı yukarı aynı.

Bilimsel çalışmanın para etmediği, zaten bilimsel araştırmaların maddi olarak yeterince desteklenmediği ülkemizde hala "neden bilim üretmiyoruz?" diye soranlar var. Umarım ki anlamışlardır neden bilim üremediğini. Ortamını bulamayan bilim, tabii ki üreyemez. Doğanın kanunudur bu.

Öğrenci yetiştirmek, bilimsel faliyetlerde bulunmak malesef ki üniversitelerde sakız parası etmiyor, nobel ödülünün de değerinden anladığımız gibi. Oysa ki sadece hasta bakmak en çok performansı getiriyor. Devlet, akademisyen olsun olmasın bütün doktorlara "mümkün olduğunca hasta göreceksin" diyor, "yoksa senin bu sistemde tutunmana olanak yok" demeye getiriyor. Eğitim araştırma hastanelerinden eğitim ve araştırmayı atın, zalimlik yapmış olmazsınız. Üniversite hastaneleri ise sadece mezun çıkaran yerler artık. Akademi kavramı mı, evrenkent mi? Nerede?

Behçet hastalığının genini bulan, araştırması dünyanın en en saygın tıp dergilerinden biri olan "Nature"da yayınlanan hocam Prof. Dr. Ahmet GÜL'ün döner sermayeden profesörlük maaşının yanında aldığı para çok komik düzeyde. Çünkü araştırmanın değeri bu kadar.

Türkiye'de sisteme rağmen araştırma yapılıyor. Sonra bu mevzuular dile getirildiği zaman bazı insanlar paragöz olarak yaftalıyor. Oysa ki Türkiye içine sıkışmış, vizyonu birkaç metre ilerisini dahi aşamayan insanlar olması gerekeni göremiyor. Akademik sistemin en iyi işlediği yer olan Amerika'da, hekim akademisyenler arasında sadece hasta bakan da, sadece ders anlatan da, sadece bilimsel araştırmaya yönelen de aşağı yukarı aynı parayı kazanıyor. Bunu ben değil, Prof. Dr. Murat TUZCU (Cleveland Klinik Kardiyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı) söylüyor. Bizi üzen akademik çalışmaların önünün açılmayıp desteklenmemesi, nobel ödülü alabilecek beyinlere sahip olmamıza rağmen gereken ortamın bu beyinlere sağlanamaması. Atın artık at gözlüklerinizi.

http://www.haberturk.com/yazarlar/fatih-altayli/670600-en-iyi-tip-sistemi-nasil-calisiyor

Ayrıca yanlış olan politikaları eleştirdiğiniz zaman bir de iktidar karşıtı yaftası yiyorsunuz. Herkes insan. İktidarın da hataları olacak, doğruları da olacak. Akademik yönden ve sağlık yönünden iktidarın politikalarını beğenmiyorum. Ha, daha önceki iktidarlar zamanında da iyi olduğu söylenemez, zira kronik bir kötü gidişat var. Amaç yanlışlığı irdelemektir; birilerine yüklenmek değil. İktidar bugün vardır yarın yoktur. Oysa ki görüşler ve anlayışlar iktidarlardan daha zor değişir.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/19920123.asp

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder