Email ile takip et.

31 Ocak 2012 Salı

Sanal Tepkisellik / Realitenin Bitişi


Sanal dünyanın, reel hayatımızın içine aşırı derecede girmesiyle, artık insani duygu ve davranışlarımız sanal aleme doğru kaymaya başladı. Sonuçta etki-tepki kanununa göre insan tepki vermek zorunda. Zamanımızın çoğunu geçirdiğimiz sosyal paylaşım siteleri de, bu tepkilerden kısmi olarak nasibini alıyor normal olarak. Asıl anormal olan ise artık tüm tepkilerin sanal alemden verilir hale gelmesi. Ben buna sanal tepkisellik diyorum.

25 Temmuz 2011 Marmara Denizi depreminde, insanlar evlerinden dışarı kaçmak yerine facebook ve sosyal paylaşım siteleri başına koştular. Kimisinin derdi olayı ilk olarak duyurmaktı, kimisi yakınlarına iyi olduğu haberi vermek istiyordu ama yaptığımız ilk iş bilgisayar başına koşmak oldu, dışarı değil.

Eskiden olsa kar yağdığı zaman dışarı çıkar ve kar topu oynardık. Oysa ki şimdi yaptığımız sadece kar yağdı, her taraf bembeyaz tarzı paylaşımlar ve Anadolu'dan kar manzaraları resimleri yüklemeleri.

Dikkat edin herkes, her tarafta binlerce fotoğraf çeker oldu. Hiç fotoğraf çekemeyen birisine sormuşlar "neden fotoğraf çekmiyorsun?" diye. "Anı yaşamaya çalışıyorum, fotoğraf çeksem dikkatim ve konsantrasyonum mekana ve ortama değil, fotoğraf çekme işinin kendisine gidecek" diye cevaplamış. İşte ne anı ne de hayatı yaşar hale geldik. Tek yaptığımız yaşadığımız yönünde belirtiler vermek. O kadar.

Morpheus olsam hapı yutardınız ya, neyse...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder