Email ile takip et.

10 Aralık 2011 Cumartesi

The Dream Has Become Their Reality

Gerçeklik

Nedir bu gerçeklik? Nedir, ne değildir, kime göre neye göredir?

Salt gerçeklik belki vardır belki yoktur. Bence biz bunu anlayacak durumda değiliz. Çünkü salt gerçeğe hakim olmak, tüm değişkenlere hakim olmayı gerektirir. Tüm değişkenler yerine konmadan nasıl bir matematiksel denklem çözülemiyorsa, tüm değişkenlere sahip olamadan da salt gerçekliğe vakıf olamayız.

O zaman sınırlı değişkenlere sahip olan her insanın kendine göre bir gerçekliği vardır. Yani insan düzeyinde gerçek görelidir. Örneğin küçük yaşından beri ıssız bir adada büyüyen bir insanla uzaya gitmiş bir astronotun dünyaya ve uzaya, aya ve güneşe, yerçekimine ve uçmaya, ...vs, kısacası neredeyse her şeye bakışı ve mesafesi farklıdır.

Hem insan gerçekliğe neyle ulaşır? 5 duyu organının beyinde yaptığı çağrışımlarla. O zaman gerçeklik 3 noktada değişebilir; cisim düzeyinde, duyu organları düzeyinde ve beyin düzeyinde. Bir organ yanlış algılayabilir. Algılanan normal şeyleri beyin revize edebilir (örn: halüsinasyonlar). The Matrix filminde de bu noktaya parmak basar. Beyin insana tavuk yediğini söyler. Beyne tavuk yeniyor algısını vermek, tavuk yendiğine insanı inandırabilir. Öyle ki gerçekte yaşanmış bir anı olarak hatırlanacak birçok rüya olacaktır insanın hayatında. İşte real ile surreal arasındaki perde bu kadar incedir.

Gerçekliğe Karşı Reaksiyonlar


İnsan, 5 duyu organıyla algıladığı gerçekliğin tam ortasındadır. İyisiyle, kötüsüyle... Özellikle hırsların, arzuların esir ettiği insanların bulunduğu çağımızda birçok insan için gerçeklik, istenilen doğrultuda gitmemektedir.

Bir insan düşünüyürum ki çoğu şey istediği doğrultuda gitmemektedir. İstemediği, her gün binlerce kez küfrettiği bir gerçekliğin ortasındadır. Kimisi psikolojik olarak savaşır, kimisi direnir, kimisi ise kendisini depresyonun yavaş kollarına teslim eder.

Depresyonda olsun olmasın bu tarz bir insan, her zaman her yerde bir çıkış, bir exit arar. Bu durumda olan bazı insanlar, akıllarında kendi gerçekliklerini oluştururlar. Günlük olumsuzluklardan uzak, sadece kendilerinin muktedir olduğu yalancı bir dünya. Ki Sucker Punch filminde annesi ölen, küçük kız kardeşi üvey babasına kalan ve akıl hastanesine atılan kız kendi hayal dünyasını oluşturur. Birçok ifrite, canavara, hortlağa karşı mücadele eder. Hepsinde de muktedir olur.

Gerçekliğin kötü kollarına düşmüş, tek çare olarak kendi gerçekliğini oluşturup gerçek kötülükten sıyrılmak, kaçmak isteyen insanda sonuç çok farklı olabilir. Durum, birçok psikiyatrik bozukluk ve hastalıkla sonlanabilir.
Kişinin ruhsal problemleri bedensel belirtiler olarak ortaya çıkar: Konversiyon bozukluğu.
Kişi kendi vücudunda hastalık belirtileri hisseder: Somatizasyon bozukluğu.
Kişi sürekli hasta olduğuna inanır ve doktor doktor dolaşır: Hipokondriyazis.
Kişi fiziksel etkenlerle kandinde bir hastalığa neden olur ve yakınlarından ilgi bekler: Münchausen Sendromu.
Kişi, kendi çocuğunun hiçbir problemi olmamasına rağmen sürekli hasta olduğuna inanır ve doktor doktor dolaştırır. Bazı zamanlarda kendi eliyle çocuğunu hasta edebilir: Münchausen by Proxy Sendromu.
Yani insan istemediği, maruz kaldığı gerçekliğe dayanabilmek için 

1 yorum:

  1. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil