Email ile takip et.

15 Kasım 2011 Salı

Prozac Toplumu

Toplumumuzda aşırı miktarda bulunan hastalıklardır psikiyatrik hastalıklar. Depresyon, fobiler, panik atakkonversiyon bozukluğusomatizasyon bozukluğu ve daha niceleri...

Yakınıyla tartışıp fenalaşanlar mı dersin? İlgiyi üzerine çekmek için hasta numarası yapanlar mı dersin? Sürekli çocuğunun hasta olduğunu düşüneni mi dersin? Muhteşem Yüzyıl dizisini bitirip fenalaşan, dizisini bitirmeden hastaneye başvurmayan mı dersin? Büyük diziler sırasında hastanelerin sinek avlayıp dizi bittikten sonra gelen hasta akınını mı dersin? Yaprak Dökümü dizisinin finalinde tek Allah'ın kulu olmayan acili mi dersin?

Kimseye bakmaktan kaçtığımız yok ama milletime acıyorum. Psikolojik açıdan sıkıntılıyız. Ondan dolayı da her gün her saat takip edilecek bir dizi, bir program, bir evlilik programı var. Resmen televizyonla uyuyor, televizyonla rahatlıyoruz.

İnception filminde sürekli rüya görmeye gelen yaşlılar için, the dream has become their reality, diyor. Yani 'onların rüyaları gerçekliği olmuş'. Bizim de millet olarak gerçekliğimiz de televizyon olmuş. Programlar bitince gerçeğe dönüyoruz; bu da bizi hasta ediyor.



Batı'da çok yaygın olan depresyon bizde de artık çok yaygın. Etrafınızdaki her 5 insandan 1 tanesi depresyonda, 10 insandan 1 tanesi antidepresan kullanıyor. Toplumda ayıplanacağı, dışlanacağı gerekçesiyle de kimseyle sıkıntısını paylaşmıyor. Bundan dolayı sayı size çok fazla gibi görünmeyebilir ama kim ne derse desin gerçek bu. Artık biz de 'Prozac toplumu'yuz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder