Email ile takip et.

15 Ekim 2011 Cumartesi

Synthesis


"Bir ayağım merkezde diğeri de pergel gibi yetmiş iki âlemde." Mevlana

Her şey dünyevi ve uhrevi olarak ikiye ayrılabilir. İslam dininde hiçbir zaman ruhbanlık sınıfı olmamıştır. Herkes dünyadan nasibini almaya çağrılır. Zira dünyanın da bizim üzerimizde bir hakkı vardır. Müslüman, iki kanatlı bir kuşa benzetilir. Bir kanadı dünyevi, diğer kanadı uhrevidir. İki kanadı olmayan kuş uçamaz. Bundan dolayı Mevlana, semahıyla kanatlanırken, bir ayağını dine sabitlemekte, diğer ayağıyla dünyayı ve yetmiş iki âlemi dolaşmaktadır. Belki de budur, bugünün insanının bir seneye Mavlana senesi demesinin nedeni. İnsanlığın bunu anlaması yüzlerce sene sürer.

Beyin, sağ ve sol yarım küre olmak üzere iki yarım küreden oluşur. Sağ beyin duygusal zekadan, sol beyin ise rasyonel yani matematiksel zekadan sorumludur. Ayrım bu kadar keskindir. Bizi biz yapan ise bunlardan birisi değildir. Corpus callosum denilen yapı, sağ ile sol beynin koordineli çalışmasını sağlar. İşte bizi biz yapan da budur; birisi duygusallığı, öteki rasyonelliği simgeleyen iki yarım kürenin sentezi, koordinasyonu.

Dünya milletleri doğu ve batı toplumları olarak ikiye ayrılabilir. Batı toplumları mantığı, akılcılığı, nedenselliği, rasyonelliği temsil ederken; doğu toplumları hissi, inancı, teslimiyeti, duyguyu temsil eder. Bir yarım küresi olmayan bir yer dünya olmayacaktır. Ondan dolayı bu iki ekol de dünyanın rengidir.

Bu iki ekol, ancak bir fertte, bir halkta, bir medeniyette, bir kültürde birleşebilir. Öyle bir medeniyet, öyle bir halk ki aklını yitirmemiş, hissi melekelerini kaybetmemiş. Semaha başladı mı bir ayağı sabitken, diğer ayağı ile dünyayı gezebilen fertlerde, bu fertlerin kültüründe, bu kültürün coğrafyasında.

Daha önce bu iki ekolü bir araya getirmiş olan Helen topraklarının üzerinde bulunan, gerek coğrafi gerek kültürel olarak iki kıtayı iki ekolü bir araya getiren, hem Asya'yı hem Avrupa'yı ihtiva eden bir şehirdir İstanbul. Dünyalı olunmaya en çok yaklaşılan şehir. İstanbul... Asya'nın elini Avrupa'ya uzatan, Avrupa'yı Asya'ya yakınlaştıran şehir. Haç ile hilalin, cami ile kilisenin aynı kareye girdiği şehir. Ferdinin, halkının, medeniyetinin, kültürünün bir başka olduğu, bir başka olması gerektiği şehir. Üzerinden en çok sanat icraa edilen şehir. Dünyanın sentez olduğu, kimilerine göre dünyanın başkenti. Belki de bir manada dünyanın corpus callosum'u.

İnsanı, ferdi ve halkı, medeniyeti, kültürü, coğrafyası dünyanın başından beri gelinebilmiş en yüksek anlayış ve kavrayış seviyesinde. Kimisi toprağın altını, kimisi toprağın üstünü bekliyor. En nihayetinde hepsi dünyayı bekliyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder