Email ile takip et.

8 Eylül 2011 Perşembe

Ne Yapılmayacağını Görerek Ne Yapılması Gerektiği Öğrenen Nesil

İçerisinde bulunduğumuz neslimizdir.

Günümüzde verebileceğimiz sui misal o kadar fazla ki hüsnü misale misal kalmamış durumda. Yaşamın her alanında olan aksaklıklar boynumuzu büküyor, elimizden bir  şey gelmemesi de cabası oluyor. Bu yaşanan total çaresizlik, bir işin aslında nasıl olması gerektiğini, aklımıza, bir daha çıkmamak üzere kazıyor. Ne demiş atalar; "bir musibet, bin nasihatten iyidir". Şu yaşımızda musibetin biri bin para.

Prof. Dr. Bülent Bayraktar Hoca; "Ben hayatımdaki en büyük dersi, derse gelmeyen bir hocamdan aldım. Poliklinikte hastaya bağırırken gördüğüm, o zamana kadar hiç dersimize girmemiş bir hocanın ardından hastaya saygının ne demek olduğunu ve hastaya bağrılmaması gerektiğini anladım" derken nasıl olmaması gerektiğini görerek nasıl olması gerektiğini anladığını vurguluyor.

Demiş ki İmam Rabbani; "bana bir mesele-i imaniyenin açılması binler zevki ruhaniden daha eftaldir" yani "bana bir iman meselesinin açılması, her türlü zevkten daha üstündür gözümde". Bu açıyla baktığımda "bana açılmasından memnun olacağım bir mesele için binler musibet çekmeye razıyım" diyesim geliyor. Çünkü musibet nasihati kazır kafaya adeta.

Umarım ki, neyin nasıl yapılmayacağının farkına varmış bu nesil bir gün muktedir olduğunda bu sıkıntılar yaşanmayacaktır, yaşatılmayacaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder