Email ile takip et.

16 Eylül 2011 Cuma

Cemil Topuzlu ve İstanbul Şehremini (Belediye Başkanı) Oluşu

Op. Dr. Cemil Topuzlu
Bilindiği üzere Operatör Doktor Cemil Topuzlu (1868-1958), Türkiye'de modern cerrahinin kurucusu sayılır. 1886'da Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane'yi bitirir ve 1888'de cerrahi ihtisası için Fransa'ya gönderilir. 1890'da İstanbul'a döner. Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane'de müderris yardımcısı olarak başlar, müderrisliğe kadar yükselir. Bir yandan Mekteb-i Tıbbiye'de ders verirken, diğer yandan da Zeynep Kamil, Şişli Etfal, Haydarpaşa gibi muhtelif İstanbul hastanelerinde vazifeler yapar. 1910 yılında Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane ile Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye'nin birleştirilerek Tıp Fakültesi adı altında öğretime geçmesini sağlar ve kendisi de bu fakültenin başına getirilir. Bugünkü "İstanbul Tıp Fakültesi"nin kurucusu ve ilk reisi Cemil Topuzlu'dur.

Şehremini oluşunun hikayesi ise hayli ilginçtir.

Tarihler 1912'yi göstermektedir. Şehre bir emin arayan Gazi Ahmet Muhtar Paşa, şöhreti kendisine kadar ulaşan Cemil Topuzlu’nun köşkünü görmek için bir keresinde yolunu düşürür ve Çiftehavuzlar'daki köşkün önünden geçer. Köşk pırıl pırıldır ve bahçesi de en az köşk kadar görkemlidir. Gördüğü güzellik karşısında mest olur ve "Kendi evini böyle doğru dürüst yapan adam kenti de yapar. Çağırın onu İstanbul Şehremini yapalım" der. Çağırırlar ve Cemil Topuzlu ısrarlar karşısında İstanbul Şehreminliğini kabul eder.


Şehremini Op. Dr. Cemil Topuzlu veya İparlar Köşkü 
 İşte bu olaya sebep olan köşk, 1901 yılında Cemil Paşa (Topuzlu) tarafından mimar Vallaury'e yaptırılan, 30 dönümlük bir arazi içerisine, art nouveau tarzında inşa edilen, Kadıköy ilçesi, Göztepe mevkiinde, Çiftehavuzlar Cemil Topuzlu Sokağı’nda bulunan Şehremini Operatör Cemil Paşa Köşkü nam-ı diğer İparlar Köşkü'dür. Son derece bakımlı bahçesi olan biblo kadar güzel bir köşktür. Yapımında mermer, köfeki taş, tuğla ve ahşap malzeme kullanılmıştır. Cephe görünümü son derece hareketli olup, üçüncü katın caddeye bakan cephesindeki dışa çıkıntı yapan bölümünün kenarları Neo-Klasik üslupta motiflerle bezenmiştir. Ayrıca yan bölümün üzerinde de oldukça iri meandr motifleri bulunmaktadır. Köşkün yan bölümleri birbirine bitişik çift sütunların taşıdığı bir revak ile çevrili olup, bunun üzeri bir balkon konumuna getirilmiştir. Bu bölümlerdeki ikinci kat pencerelerinin üzerlerine dışa çıkmalı güneşlikler yapılmıştır.


Zamanın Sadrazamı Gazı Ahmet Muhtar Paşa, evine bakarak tüm İstanbul'u emanet etmiştir kendisine. Gelgelelim Cemil Topuzlu'nun Şehreminiliği vazifesini nasıl eda ettiğine.


Cemil Topuzlu çalışmalarına başlar. Bükreş, Berlin, Viyana ve Paris’i ziyaret eder ve Lyon Belediyesi Başmühendisi Auric’i İstanbul'a getirir. Auric, bütün kent için bir planlama raporu hazırlar. Cemil Paşa Gülhane, Fatih, Sultanahmet, Üsküdar’daki Doğancılar parklarını yapar. Tramvay yollarını genişletir ve tramvay elektrikli hale getirilir. Kaynaklara göre İstanbul kent planlamasında en büyük atılım Cemil Topuzlu zamanında gerçekleşir.

I. Dünya Savaşı yılları ve sonrası zorlu geçecektir kendisi için.

I. Dünya Savaşı'nın patlak verdiği 1914 senesinde çocukları bulaşıcı bir hastalığa yakalanınca hepsini alıp İsviçre'nin Cenevre kentine gider. 2 yıl bu ülkede kalır. Çocuklar iyileşince İstanbul'a geri döner fakat fazla kalamaz; Fransız hükümetinin sulh teklifini Sadrazam Talat Paşa'ya iletmesi Enver Paşa'nın tepkisiyle karşılanır. Köşkü gözlem altına alınınca 1917'de ailesiyle birlikte bir kez daha İsviçre'ye gider. Topuzlu Ailesi, Cenevre'de iki yıl daha kalır. İstanbul Belediye Başkanlığı teklifiyle tekrar yurda döner ve 1919 Mayıs'ında tekrar Belediye Başkanlığı koltuğuna oturur. Ertesi yıl görevinden ayrıldıktan sonra bir süre Damat Ferid Paşa kabinesinde Nafia Nazırlığı (günümüz Bayındırlık ve İskan Bakanlığı) yapar ancak Sadrazam Damat Ferit Paşa'yla geçinemeyip istifa eder. İstifasına kızan Damad Ferit'in kendisini Divan-ı Harbe vereceğini öğrenince yine yurtdışına, Fransa Nice'e gitmek zorunda kalır. 1924'te Türkiye'ye döndükten sonra resmi görev almaz ve yalnız mesleğiyle ilgili çalışmalar yapar.

Eserleri:
- Seririyat-ı Cerrahiye (1895)
- Sutures de plaies arterielles (1897); Atardamar Yaralarında Dikiş
- Memoires et observations medicales (1905); Tıpta İncelemel ve Gözlemler
- 32 Sene Evvelki, Bugünkü, Yarınki İstanbul (1944)
- 80 Yıllık Hatıralarım (1951)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder