Email ile takip et.

29 Ağustos 2011 Pazartesi

Sigmund Freud

Bilinçdışının kaşifi.

Hayatı boyunca çok eleştirildi, çok tartışıldı. Üstelik hala da tartışılmaya devam ediliyor. Kendisine bilimadamı dense de aslında bir kaşifti. Çünkü yöntemleri bilimsel yöntemler değildi.

Öncelikle kendi psikanalizine eğildi ve hayatta en iyi tanıyabileceği kişiyle yani kendisiyle uğraştı. Bundan sonra diğer insanlara eğildi.
Diğer psikanalistlere de önce başkasına analiz olup sonra analist olmalarını öğütledi.

Araştırmalarında ve keşiflerinde bilimsel yöntemi değil serbest çağrışımı kullandı. İstediği alana eğildi, belli kabullenmeler ve inanışlar ile yoluna devam etti. Psikanalizlerinde 'serbest çağrışım' yöntemini kullandı. Hastaların, zihinlerindekini hiçbir etkiye maruz kalmaksızın boşaltmalarını sağladı. Bunu kısmen tedavi için çoğu zaman da insan psikolojisinin sırlarını keşfetmek için kullandı. Kendisinden ve hastalarından yola çıkarak sapkın veya mantıklı birçok çıkarıma vardı. Bunları kabullenler kadar kabullenmeyenler de oldu. Çok şiddetli sevildi ya da çok şiddetli eleştirildi. Bence bunun altında, görüşlerinin doğruluğu veya yanlışlığı değil insanın kullanma klavuzu, bir manada insanın 'atomu' olan ve hakkında çok az şey bilinen ve bilinmeye çalışılan psikoloji ile uğraşması yatıyordu. Psikoloji ile alakalı bilimsel, evrensel, genelgeçer çıkarımlara gitmeye çalıştı.

Birçok fikri bugün terkedilmiş, birçok fikri bugün hala alanında tek, birçok fikri bugün daha ileriye götürülmüş durumda.
Katılabiliriz ya da katılmayabiliriz ama insanın atomu, insanlığın tabusu, insanlığın gizemi olan psikolojiyi ilk parçalanan oydu. Bu konuda  düşünsel sistematiği de o belirledi. Eğrisi de doğru da bugün bu gerçeğin gerisinde kaldı, bence kalmalı da.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder