Email ile takip et.

17 Ağustos 2011 Çarşamba

House MD

İzlemesi eğlendiren, imrendiren dizi.

Bugüne bugün tüm dünyada izleniyor. İlk sezonlarının çoğu aşırı tıbbi terim ve vaka içeriyordu. Yine sonlara doğru biraz azaldı. Eskiden, bu diziyi çoğunlukla tıpçıların izlediğini sanıyorduk. Sonradan anladık ki genel manada da baya izleniyormuş. O zamana göre şimdi izleyenlerin sayısı çok daha fazla. Neredeyse izlemeyen yok sanırım şu an.

Herkesin alacağı belli bir haz var bu diziyi izlerken. Bu haz da baya yüksek. Zira tıp literatürüne hakim birinin bu diziyi izlerken aldığı haz ise anlatılamaz ve karşılaştırılamaz derecede yüksek. Vakaların örgüsü, tıbbi yönden tutarlılığı gayet iyi. Zaten dizinin tıbbi danışmanları profesör düzeyinde. Bizdeki 'Doktorlar' gibi kime danışıldığı belirsiz değil.

House karakteri, genel olarak Sherlock Holmes'ten esinlenilmiş bir karakter. Bunu yapımcılar itiraf ediyor. Sherlock Holmes'un kriminal olayları çözme isteği ve becerisi, House'da tıbbi vakaları çözmeye olan isteğe revize edilerek monte edilmiş. Bilgisi, yeteneği, asosyalliği, narsistliği, psikolojik çıkarımda bulunma yetileri de aynen eklenmiş.

Dizi genel olarak bir hareket, bir heyecan ve psikolojik çıkarımlar ile geçiyor. Her şey House'un asosyalliği, yeteneği ve tanı koymadaki becerisi üzerine dönüyor. Gerçi son sezonlara doğru öteki karakterleri de işin içine daha çok sokmaya başladılar ama genel manada böyle.

İnsan düşünmüyor değil 'House Türkiye'de yaşasa, burada mesleğini icraa etse nasıl olurdu?' diye. Bir kere haftada 1 vaka alamazdı. En az 40-50 vaka almak zorunda bırakılırdı. Malum, Sağlık Bakanlığı politikaları (benim vatandaşım geri çevrilmeyecek!). Adam her bölümde en az 3 defa yanılıyor. Türkiye hata kabul etmez oysa. İlk hatasında yerdi dayağı, ikincisinde hastanelik olurdu, üçüncüsünde ise kafasına sıkarlardı. Adam buralarda çalışsa idi bir araba dayak yerdi her gün. Yani Türkiye profili House'u kaldıracak seviyede değil (zaten).

Klinik yönden ve tanı koymada çok yetenekli. Doğru. Ama vakaların hepsi de adamına göre gelmez ki. House infeksiyon hastalıkları uzmanı. Gelen vakaların çoğu infeksiyon çıkıyor. Geri kalanlar da kanser, otoimmün veya nörolojik hastalıklar. Yani dar bir çerçeve. Tabi yönetmen ve senarist ne derse o olur.

İnsandaki bilgi isteğini arttırıyor dizi genel olarak ama bunun haricinde örnek alınmaması gereken bir doktor House. Hastayı görmemesi, hastayı muayene etmemesi, sadece tetkiklere göre yorum yapması büyük yanlışları. Hasta psikolojisini ve hastanın sosyal durumunu göz önüne alması ise (hastaların evini sürekli aratması) örnek davranışları (tabi evini izinsiz aratması değil).

Dizi artık son sezonlara doğru kendini tekrarlamaya başladı ama yine de izlenebilirliğini koruyor. Benim önerim, House'un tıp fakültesi öğrenciliğine dönülmesi. O zaman çok taze materyal çıkar yapımcılara. Zaten dizinin birkaç yerinde House'un tıp fakültesinde de bir efsane olduğuna vurgu var. Vurguyu `Cuddy` yapıyor. Ama nerede? Kim duyacak beni, tavsiyemi.

Geçmişte bir `Star Wars` nesli yetişmişti, bugün ise `Harry Potter` nesli yetişti. Bu nesiller bu filmlerle yetiştikleri için kendilerini şanslı sayıyorlar. Kısmen de haklılar. Ben de House ile başladığım için, House ile bitirdiğim için kendimi şanslı sayıyorum. Bizim neslimiz de bu diziyor yetişti. Ne olursa olsun bu dizi farklı bir diziydi, gözümüzde de hep öyle kalacak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder